" Karadağ Ailesi ile Taşköprü Sarımsağı Satışları Üzerine Söyleşi | HANÖNÜ HABER | Kastamonu Hanönü Haberleri - Hanönü

logo

reklam

Karadağ Ailesi ile Taşköprü Sarımsağı Satışları Üzerine Söyleşi

Taşköprü sarımsağı yeni hasatının birçok büyük şehir pazarlarında boy göstermeye ve sokaklarda satışlarının yapılmaya başlandığı bu günlerde Hanönü ‘lü değerli babam Recai KARADAĞ ve Yaşar KARADAĞ ile ufak bir söyleşi yapıyoruz. Taşköprü sarımsağının birkaç yıldır kısmen de olsa Çin sarımsağı tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu söyleyen Erkan, sarımsak satışlarında Kastamonu sarımsağının tadını, kokusunu, rengini, faydasını bilenlerin azımsanamayacak kadar çok olduğunu söylüyor.

Karadağ Ailesi ile Taşköprü Sarımsağı Satışları Üzerine Söyleşi

Taşköprü Sarımsağı Siparişi için 05445332100

Genelde en büyük zorluk sarımsağın parası ile ilgili olmadığını, insanların daha çok cin sarımsağının büyüklüğünden ve ucuz olmasından dolayı çok yanıldıklarını belirten Recai KARADAĞ, bu sıkıntıyı birçok sarımsak satıcısının yaşadığını ve yetkililerin, sağlık alanında çalışma yapan hemşehrilerimizin ve Sivil Toplum Kuruluşlarının Taşköprü sarımsağı ile çin sarımsağı arasında ki farkları, bizim sarımsağımızın faydalarını, özelliklerini anlatmalarını istiyor.

Pazarda yüz yüze satış yaparken anlattıklarında hemen alıncı olduklarını belirten Yaşar, bunu tek tek anlatmakla çok büyük bir etki ve bilinçlendirmeye ulaşmanın mümkün olmadığını, o sebeple babamın dediği gibi İlimizin ve İlçelerimizin en önemli gelir kaynağı olan Sarımsağa sahip çıkılmasını istiyoruz.” dedi.

Değerli Milletvekillerimiz, Bürokratlarımız ve Siyasetçilerimiz, bir dönem Türkiye’yi tekstil sektöründe çok büyük zarara sürükleyen Çin, şimdilerde sarımsağımızı tehdit ediyorsa, nasıl ki tekstilcilere destek verildiği gibi, reklam ve algı da yöneticilik yapıldığı gibi, şimdide Kastamonu‘muzun değerli ürünü SARIMSAK için aynı çalışmaların yapılmasını beklemek çok doğrudur. Bu konuda yapılan çalışmaların daha da çeşitlendirilmesini temenni ediyor, tüm sarımsak üreticilerine ve satış yapan pazarlamacılarına bol kazançlar elde etmelerini temenni ediyor.

SARIMSAK ALIM- SATIM İRTİBAT

05445332100 – Erkan KARADAĞ

ÇAYIROVA-GEBZE-DARICA-KOCAELİ ve İSTANBUL TÜM İLÇELERİ

SARIMSAK ALIMI İÇİN ARAYABİLİRSİNİZ.

Çin Sarımsağı ile Taşköprü Sarımsağı arasındaki fark:

  • Taşköprü Sarımsağı Çiğnemesi Çok Zordur.
  • Çin sarımsağı rahat çiğnenir elma gibi yenilir.
  • Taşköprü Sarımsağı Çok sert kokuludur
  • Çin sarımsağında koku fazla yoktur..
  • Taşköprü Sarımsağı ‘nda orta bölümünde Öz bulunur..
  • Çin sarımsağında Öz bulunmaz….
  • Taşköprü Sarımsağı ‘nda asla hormon katkısı yoktur.
  • Çin sarımsağında Katkı maddeleri Bulunmaktadır ki bu nedenle raf ömrü 3 ayı geçmez. ( Soğutucularda Bekletilmelidir.)
  • Taşköprü Sarımsağı min: 11 ay max : 14 ay taş gibi sağlamlılığını korur ve asla görünüşünü bozmaz..
  • Çin sarımsağı kuru raflarda Min : 2 ay  max 4 aydır ömrü

Serkan KARADAĞ

Taşköprü Sarımsağının Diğer Sarımsaklardan Farkları

Taşköprü Sarımsağımız dünyada diğer bölgelerde yetiştirilen sarımsaklara göre üstünlük arzetmektedir bunlardan bazıları;

  • Taşköprü Sarımsağı’na kokusunu veren kükürtlü uçucu yağlar ve onun    türevleri’nin miktarları ülkemizde yetiştirilen bütün diğer sarımsaklardan daha fazladır.
  • Baharat oranı diğer sarımsaklardan daha yüksek, keskin kokulu ve aromalıdır.      Bu nedenle sucuk, turşu, konserve, baharat sanayi alanında en çok aranan çeşittir.
  • Mineral maddeler ve vitaminler yönünden besin değeri en zengin çeşittir.
  • Kuru madde oranı %33-37 arasında olduğundan fazla bir ağırlık kaybına uğramadan ve soğuk hava deposuna gerek kalmaksızın normal depo koşullarında 10-11 ay muhafaza edilebilir.
  • Üretim aşamasında iklim koşullarına toleranslı, başlarının iri ve kaliteli olması nedeni ile de ihracata elverişlidir.
  • Ülkemizde bileşiminde selenyum elementi bulunan tek çeşittir. Selenyum elementi kanser riskini azaltıcı ve önleyici bir maddedir.

Raf ömrü uzun olup bir yıla yakın süre ile soğuk hava depolarına ihtiyaç duyulmadan saklanabilmektedir.

Sarımsağın İlaç Endüstrisinde Değerlendirilmesi

Bitkisel drog , bitkinin tıbbi etkisine sahip, ilaç olan etken madde veya maddelerini bünyesinde barındıran kısmıdır. Sarımsağın da etken maddesi “Alisin” olup bu etken maddeyi içeren drog “Allii Sativi Bulbus” olarak bilinmektedir.

Sarımsak, liliaceae familyasına dahil olan, Allium cinsinden soğanlı bir bitki türüdür. 25-100 cm yüksekliğe kadar boy atar. Genellikle hem yapraklarında, hem saplarında hem de toprak altındaki soğanında kokulu bir yağ bulunur. Bu yağ pek çok ilacın içeriğinde de yer almaktadır.

Sarımsağın Halk Hekimliğinde Kullanışı;

Bir bitkisel droğun, ilaç olarak araştırılmasında halk hekimliği çalışmaları her zaman yol gösterici olmuştur. Yapılan ar-ge araştırmaları ,hayvan (kobay) denemeleri ve daha sonra klinik çalışmalar sonucunda istenen aktivitelere karşı olumlu etki elde edilirse ,bu bitkisel drog ilaç formatına kavuşturulabilme olasılığına sahiptir ve onay almaktadır.

Tarihçi Heredot, Mısır Piramitlerini yapan işçi ve kölelere hastalıklardan korunmaları, sağlıklı ve diri kalmaları için sarımsak verildiğini yazar.Günde kilometrelerce yol yürüyen romalı savaşçılara sarımsak yedirilmiştir.

Tarihin ilk çağlarında Sümerlerin sarımsağı bildikleri ve ilaç olarak kullandıkları elde edilen arkeolojik kayıtlardan anlaşılmaktadır. Mısırlı anneler çocuklarını bağırsak kurtlarından korumak amacıyla bu drogtan faydalanmışlardır. İlk tıp hekimlerinden Hipokrat bile bu bitkiyi “diaforetik” dediğimiz terletici ilaçlar grubunda mütalaa etmiş kişilerdendir.

Avrupa’da haçlı seferlerinden sonra şeytani güçlerle savaşta bile kullanılmıştır. Sarımsağı İsrailoğulları Mısır’dan Filistin’e getirdiler. Oradan da Anadolu ve İronya’ya dağıldı. İlk defa haçlı seferleri sırasında Fransa’ya geldi ve oradan Avrupa’ya yayıldı.

En çok Kuzey Afrika, orta ve Güney Avrupa, ABD ve Meksika’da yetiştirilir. Sarımsak ortaçağda vebaya karşı kullanılmıştır.

Ülkemizde de 12.y.y.’dan sonra yetiştirilmeye başlanmıştır. Bugün hemen hemen dünyanın her tarafında yetiştirilmektedir. Ülkemizde de Taşköprü ilçemizin özellikle arazisinin selenyum bakımından çok zengin olması nedeniyle de dünyanın en kaliteli sarımsağı burada yetişmektedir.

Sarımsağın literatürümüzdeki yerine baktığımız zaman özellikle “Sarumsak” adıyla Kaşgarlı Mahmud’un Divan-ı lügat-it Türk’ünde de geçmektedir. Aynı zamanda, Dede Korkut kitaplarında sarımsağı konu etmiştir.

İbn-i Sina lepra, siyatik, siroz, kronik öksürük, haşarat ve yılan sokması tedavisinde kullanmıştır. Hayatizade Mustafa Fevzi Efendi ise ses kısıklığı, uyuz, diş ağrısı, kuduz tedavisinde sarımsağı kullanmıştır.

Görüldüğü gibi sarımsak çeşitli hastalıklara karşı kullanılmıştır. Geçmişte bilim adamlarımız sarımsağı bu hastalıkların tedavisinde kullandılar diye bunların ilaç olarak da bu şekilde kullanılabileceğini söylemek doğru değildir ancak bunların Ar-Ge çalışmaları yapıldıktan, değerlendirildikten ve denendikten sonra yukarıda bahsedilen hastalıkların tedavisinde kullanılabilmesi için onay alınabilir.

 

Sarımsağın Halk Sağlında Kullanıldığı Hastalıklar

  • Göz hastalıklarında (Arpacık, Göz batması)
  • Kulak ağrısında
  • Cilt hastalıklarında (Saçkıran)
  • Baş ağrısı
  • Diş ağrısı
  • Sancılara karşı
  • Ateş düşürücü
  • Sıtma
  • Böcek sokmalarında
  • Verem hastalıklarında
  • Solunum Sistemi hastalıklarında
  • Zehirlenmelerde
  • Mide Hastalıklarında
  • Bağırsak parazitlerine
  • Basurda
  • Tansiyon yüksekliğinde
  • Damar sertliğinde
  • Sinir Hastalıklarında
  • İdrar yolu hastalıklarında

Kulak ağrısında bunun preparatlarının olduğunu görmekteyiz. Eski zamanlarda denenmiş ve denendikten sonra bu şekilde kullanımına onay verilmiştir. Cilt hastalıklarında, saç kıranda çalışmalar yapılmış ve bunun üzerinde de etkin rol oynadığı için cilt losyonları özellikle saç kremleri, saç preparatları ve saç şampuanlarının içerisinde de yer aldığını görmemiz mümkündür.

Tıp Dünyasında Bitkilerin Yeri:

Bitkisel Tıp veya Fitoterapi, “Tıbbi Bitkilerin veya bunlardan hazırlanan bitkisel çaylar, muhtelif ekstreler ve tentürler gibi, bir görüşe göre bitkisel kaynaklı tek ve saf etken maddelerin dışında kalan bazı farmasötik şekillerin, hekim ve eczacının işbirliği ve denetimi altında ve bilimsel olarak kanıtlanmış etkileri doğrultusunda çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılmasıyla ilgilenen bir tıp bilim dalıdır”.

Fitoterapi terim olarak ilk defa Fransız doktor Henri Leclerc (1870-1955) tıp literatürüne kazandırmıştır.

Fitoterapi kısaca “bitkilerle bilimsel olarak yapılan tedavi” anlamına gelmektedir. Bitkisel çaylar ve bitkisel ilaçlar ile yapılan bu tedavi özellikle Almanya, Avusturya, İsviçre, Fransa gibi Avrupa ülkelerinde çok gelişmiştir.

Cerrahi alanlar dışında tüm tıp gruplarında (iç hastalıkları, dolaşım, solunum yolu, kulak-burun-boğaz, kalp ve akciğer hastalıkları, ürogenital rahatsızlıklar ve çocuk hastalıklarında) uzmanlarca yararlanılmaktadır.

Bizim sarımsağa bakış açımız fitoteröpatik olarak, yani ilaç olarak değerlendirildiğinde dolaşım hastalıklarında kullanılması ve solunum yolu hastalıklarında kullanılmasıyla fitoteropatik ya da fitofarmasotik adıyla bilinen bir ilaç etken maddesini karşımıza çıkarmaktadır.

Fitoterapi, bitkisel çaylar ve bitkisel ilaçlarla gerçekleştirilmektedir. Bitkisel ilaçlar, tedavi edici değere sahip bitki kısımlarından (droglardan) hazırlanan ekstre veya distilatlar kullanılarak üretilen pomad, damla, şurup, draje, kapsül, tablet ve injektabl preperatlardır.

Bitkisel ilaçlara “Fitofarmaka”,“Fitoterapötika”, “Fitofarmasötik”, “Fitofarmakon” gibi isimler verilmektedir. Bunlar, bitki ekstreleri, bitki suları, bitki yağları, tentürler farmasötik teknolojinin tüm gereklerine ve kurallarına uygun olarak hazırlanmış müstahzarlardır.

Sarımsağın İlaç Endüstrisinde Kullanımı:

Sarımsak 65 C ’yi geçmeyen ısıda veya dondurarak kurutulur. Toz edilir. Kurutulmuş drogta en az %0.45 alisin olması isteniyor, %0.45’den daha az bir alisin varsa zaten onun ilaç olma kapasitesi bulunmamaktadır.

%1 aliin, sülfür içeren amino asit olup sarımsağın ana maddesidir. Alisinaz enzimi ile Alisine dönüşür. Kötü kokuyu veren bu maddedir. Bu enzimatik dönüşüm mide asit ortamında olmaz bu nedenle enterik kaplı farmasötik şekli olmalıdır. Alisinden farklı maddelere dönüşüm olur; Ajoenler, vinildithinler, oligosülfitler ve polisülfitler.

Buhar distilasyonu ile sarımsak yağı elde edilir; organosülfür bileşikler dialil sülfid, dialildisülfid, dialiltri-sülfit yağın bileşenleridir.

Enzimler (allininaz, mirosinaz, peroksidaz), eser elementler (Se), karbonhidratlar (sakaroz, glukoz), vitaminler (A, B, C), serbest AA(arjinin), mineraller (K, P, Mg, na, ca, Fe), lipitler, lignanlar, saponinler, steroidler, adenozin, lifler ve su içeriği bulunmaktadır.

Taşköprü Sarımsağı’nı diğer sarımsaklar ile kıyasladığımızda selenyumlu topraklarda yetiştiği için selenyum oranı yüksek ve selenyum oranının yüksek olması da antioksidan bir ilaç olma özelliğini koruması nedeniyle de rahatlıkla bu yönde değerlendirilebilir. Özellikle, kanser hastalarında koruyucu özelliği nedeniyle tüketilebilir. Aynı şekilde, cilt hastalıklarında ve saç hastalıklarında selenyum çok etken bir maddedir.

Sülfid, dialildisülfid, dialiltrisülfit ana ürünlerdir. İlaçta ve kozmetik pazarlarda kullanılmaktadır.

Sarımsaktan elde edilen 3 tane preparat vardır.

  1. Sarımsak ekstresi; alkolle yapılan bir ekstraksiyon sonucunda elde edilen bir ekstre.
  2. Sarımsak tozu; Sarımsak 65 dereceyi geçmeyen ısıda veya dondurarak kurutulur. Toz edilir. Kurutulmuş drogta en az %0.45 alisin olması istenmektedir.
  3. Sarımsak yağı; buhar distilasyonu ile elde edilir.

Tek başına kullanılan ürün dışında kombine dediğimiz diğer ilaçlarla birlikte kullanıldığını görmekteyiz. Diğer ilaçlarla birlikte kullanıldığında yüksek tansiyon rahatsızlığında ve kolestrolde kullanılan tıbbi bitkisel droglarla kombinasyonunun yapıldığını görüyoruz.

Sarımsak ekstresi ve yağı tek başına ilaçların içinde yer alırsa mono preparat, sarımsak ekstresi ve yağı diğer bitkisel ilaçlarla beraber olursa kombine preperatlar olarak adlandırılmaktadır. Gingko biloba, Ginseng, Maydanoz, vitamine kompleksleri örnek olarak verilebilir.

Preparatların Kullanışı

  • Dahilen ağız yolu (oral): Hipertansiyon, hiperkolesterolemi, hipertrigliseridemi, aterosklerotik değişikliklerde
  • Dahilen ağız yolu(oral): Diyabette ve Gİ enfeksiyonlarda (dizanteri, difteri, kolera, bağırsak parazitleri)
  • Haricen Kullanım: Yara iyi edici, kulak enfeksiyonları ve vajinal kandiyazisde
  • Tedavi edici uygulamaları (Terapötik endikasyonları)
  • Arteriosklerozun profilaksisinde, periferik arteriyal vasküler hastalıklar ve yüksek kan lipid seviyelerinde uzun süreli tedavi,
  • Yetişkinlerde günde 6-10mg aliin(yaklaşık 3-5mg alisin) içeren 0.5-1.0g kurutulmuş sarımsak tozu
  • Oral kullanım
  • Üst solunum yolları hastalıklarında yetişkinlerde günde 3 kez 2-4g kuru sarımsak tozu ya da tentürü(1:5oranında; %45 etanol)

Dikkat edilmesi gereken noktalar: midesi çok hassas olan kişilerde mide ve bağırsak rahatsızlıkları, bağırsak gazı ve bulantı yapabilir. Bazı düşük tansiyonlu kişilerde ender olarak, tansiyonu daha da düşürdüğü gözlenmiştir.

Sarımsak bazı ilaçlarla etkileşime girer:

Warfarin, coumadine gibi ilaçlar sarımsakla kullanılmamalıdır. Kanama riskini arttırabilir. Sülfonilüre gibi diyabet tedavisinde kullanılan ilaçlarla beraber alınırsa (Klorpropamid, Glimerid,Gliburid vb.) kan şekeri düşebilir. Parasetomolün farmakokinetiğini değiştirir. HİV’li hastalarının kullandığı indinavir, ritinavir ,sakuinavir gibi proteaz inhibitörlerin kandaki seviyesini düşürür. Doğum kontrol hapının etkisi azaltır.

Sarımsağın gıda destekleri ve herbler ile de etkileşimi bulunmaktadır.

Mesela, balık yağı ile birlikte kullanıldığında kanamayı arttır. Ginko biloba, zerdaçal, zencefil, karanfil,vitamine E, radix angelica(melek otu), kırmızı yonca (Trifolium pratense), adaçayı (Salvia miltiorrhiza), söğüt kabuğu ile kanın pıhtılaşmasını yavaşlatır, kanamayı arttırır.

Sarımsak Ekstresi veriliş Yolları ve Dozu

Oral ve haricen kullanılır. Sarımsak ekstresi :300-1000mg, Standardize sarımsak tozu: %1.3 alliin içeren ekstre tozu

Sulu ekstre : 2ml/gün

İnfüzyon : 10ml/gün

Tentür : 10ml/gün

Yağ : günde 3 kere 0.03-0.12ml kullanılıyor.

Herhangi bir toksisiteye rastlanmamıştır. Çiğ sarımsak çok yüksek dozda tüketilirse kalp, karaciğer ve böbreklerde toksik etki yaratabilir.

Haricen kullanımında mantar cilt enfeksiyonlarında: ajoen içeren sarımsak yağını içeren %0.4 krem; %0.6 jel bir haftalık kullanımda günde 2 kez sürülür, oldukça iyi sonuçlar alındığı gözlemlenmektedir.

UYARILAR

  • Cerrahi operasyondan sonra dikkatli kullanılmalı.
  • Yüksek miktarda sarımsak tüketimi ameliyat sonrası kanama riskini artırır.
  • Günde 1.2g’a kadar sarımsak tozu alınmasının tipik yan etkisi kokusudur.
  • Gastrointestinal şikayetler
  • Nadiren alerjik reaksiyonlar

Yapılan son çalışmalarda, sarımsağı çok tüketenleri kenenin ısırmadığı saptanmış; kolon kanseri, rektal kanser ve mide kanserine karşı da koruyucu olduğu yönünde yapılmış çalışmalar vardır. Şu an için çalışmaların çoğu klinik çalışmalardan çok hayvan deneyleriyle sınırlıdır. Ayrıca, karaciğeri koruduğu, şeker düşürücü etkisi olduğu, soğuk algınlığına karşı koruduğu, Helicobakter pylorii (Mide ve barsak ülserine neden olan) oluşumunu engelleyici etkisi son zamanlarda yapılan çalışmalarda yer almıştır. Yurdumuzda en çok kullanılan dermokozmetik ve fitokozmetik dediğimiz ürünlerde sarımsağı yoğun olarak görüyoruz. Örnek olarak;

  • Sarımsak Özlü Saç Kremi
  • Sarımsak Şampuanı
  • Sarımsak Sütü
  • Sarımsak ve Ginsengli Şampuan
  • Isırgan ve Sarımsak Özlü Şampuan verilebilir.

Saç kremi ve şampuanlarda kullanımıyla saça bulaşan mikroplar sarımsağın antibiyotik etkisiyle yok olur. Virüslerin açtığı yaraların tedavisinde saç kıranda kullanılır. Serbest radikallerin saçı öldüren saldırısı Antioksidan ve vitamince zengin etkisiyle engellenir. Bağışıklık  sistemini güçlendirir buna bağlı saç dökülmesini önler. Selenyum, çinko, Karoten ve Kalsiyum açısından zengindir, saçın dökülmesini azaltır. Sarımsaktaki aminoasitler saç köklerini besler ve saç telini oluşturan proteinlerin yapılmasını kolaylaştırır. Sarımsak görüldüğü gibi gıda olarak kullanımı dışında, ilaç ve dermakozmetikte de kullanılan değerli bir hammaddedir.

 

 

Kaynak ve Alıntılar: KUZKA- Prof. Dr. Bijen KIVÇAK,taskoprusarimsagi.net

Etiketler: » » » » »
Share
2273 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

6+1 = ?